Telefonla Ara Whatsapp irtibat Güçlü Olmak Zorunda mıyım? - Psikolog Meltem ŞAHİNER
×
Güçlü Olmak Zorunda mıyım?

Hayat bazen bizi yorar. Ancak bazı yorgunluklar sadece uzun çalışma saatlerinden değil, yıllardır omuzlarımızda taşıdığımız görünmez yüklerden de kaynaklanır. Bazen beden "yoruldum" derken aslında ruh, yıllardır sürdürdüğü bir mücadeleyi bırakmak istiyordur.


Transaksiyonel Analiz (TA), çocukluk döneminde yaşadığımız deneyimlerin yalnızca o yılları değil, yetişkinlik yaşamımızı da şekillendirdiğini söyler. Çocuk, dünyayı anlamlandırmaya çalışırken bazı kararlar alır. Bu kararlar bilinçli değildir; daha çok hayatta kalabilmek, kabul görebilmek ve sevilebilmek için geliştirilmiş içsel stratejilerdir.


Bunlardan biri de "Güçlü Ol." çocukluk kararıdır.


Bu karar genellikle çocuk, duygularını göstermesinin güvenli olmadığı ortamlarda büyüdüğünde gelişebilir. Evde zor koşullar olabilir, ebeveynlerden biri kırılgan olabilir, çocuk erken yaşta sorumluluk almak zorunda kalmış olabilir ya da "Ağlama.", "Dayan.", "Sen güçlüsün." gibi mesajlarla büyümüş olabilir.


Çocuk zamanla şu sonuca varır:

"Zayıf görünürsem kabul edilmem."

"Yardıma ihtiyacım olduğunu gösterirsem değerimi kaybederim."

"Ayakta kalabilmek için hep güçlü olmalıyım."


O gün için bu karar oldukça işe yarayan bir çözümdür. Çocuğu korur, hayatta kalmasını sağlar.

Fakat yıllar geçer...

Çocuk büyür, yetişkin olur; fakat aldığı karar çoğu zaman değişmeden kalır.

Artık iş hayatında herkes ona güvenmektedir. Sorumluluk alır. Vazgeçmez. Çözüm üretir. İnsanlar onu güçlü biri olarak görür.

Fakat bunun görünmeyen bir bedeli vardır.

Yorgun olduğunu söylemek zorlaşır.

Dinlenmek suçluluk hissettirebilir.

Yardım istemek başarısızlık gibi gelebilir.

Duyguları paylaşmak güçsüzlük gibi hissedilebilir.

Kendine şefkat göstermek yerine kendini daha fazla zorlamaya devam edebilir.

İşte tükenmişlik çoğu zaman sadece çok çalışmaktan değil, yıllardır hiç bırakılmayan bu içsel görevden de beslenir.

Aslında güçlü insanlar yorulmaz değildir.

Sadece yorgun olduklarını söylemeyi uzun yıllar öğrenememiş olabilirler.


Bugün yetişkin olarak artık yeni bir seçim yapabilme şansınız var.

Çünkü çocukluk kararları kader değildir.

Onlar bir zamanlar verilmiş kararlardır.

Ve yetişkin benliğimiz, artık yeni kararlar alabilecek güce sahiptir.


Belki bundan sonra kendinize şu cümleleri söylemeyi deneyebilirsiniz:

- Güçlü olmak, her şeyi tek başıma yapmak zorunda olduğum anlamına gelmez.

- Yardım istemek zayıflık değil, insan olmanın doğal bir parçasıdır.

- Dinlenmek tembellik değil, yeniden güç toplamaktır.

- Duygularımı ifade etmek beni değersiz yapmaz.

- Her zaman dayanmak zorunda değilim.


Bunları bir anda hissetmek kolay olmayabilir. Çünkü yıllardır kullanılan bir yolu değiştirmek zaman ister. Beyin, tanıdık olanı güvenli kabul eder. Bu nedenle eski alışkanlıklar zaman zaman yeniden ortaya çıkabilir.

Önemli olan onları fark edebilmektir.


Bir gün çok yorulduğunuzda kendinize şu soruyu sorabilirsiniz:

"Şu an gerçekten yetişkin ben mi konuşuyor, yoksa yıllar önce güçlü olmak zorunda kalan küçük çocuk mu?"


Bu sorunun tek başına bile farkındalık oluşturma gücü vardır.

Değişim, güçlü olmayı bırakmak değildir.

Değişim; gerektiğinde güçlü, gerektiğinde kırılgan olabilmektir.

Çünkü gerçek psikolojik güç, hiç düşmemek değil; düştüğünde bunu kabul edebilmek, ihtiyaçlarını fark edebilmek ve gerektiğinde destek alabilmektir.

Belki de bugünkü yolculuğun amacı, hayat boyu taşıdığınız "Hep güçlü olmalıyım." yükünü biraz hafifletmektir.


Ve kendinize şu izni verebilmektir:

"Ben sadece güçlü olduğum için değil, insan olduğum için de değerliyim."


Psikolog/Aile Danışmanı

Meltem Şahiner

İlk Nefes Psikoloji Merkezi

Ali Çetinkaya Mahallesi Muammer Aksoy Caddesi 1. Sokak No: 3 Daire:18 2. Kat

Yaşar İş Merkezi, Adliyenin Arkası, Ayvalık

Bilgi ve iletişim: 0551 003 8688

×