Telefonla Ara Whatsapp irtibat BAĞ KURMAK: İnsan Olmanın Sessiz Temeli - Psikolog Meltem ŞAHİNER
×
BAĞ KURMAK: İnsan Olmanın Sessiz Temeli

İnsan, dünyaya tek başına gelir; ancak tek başına gelişemez. İlk nefesimizden itibaren yaşamımız, kurduğumuz bağların içinde şekillenir. Bir bebeğin hayatta kalabilmesi yalnızca beslenmesine değil, kendisini güvende hissedebileceği birine ihtiyaç duymasına bağlıdır. Çünkü insan beyni, doğası gereği ilişki içinde gelişmek üzere programlanmıştır.

 

Bağ kurmak yalnızca bir duygu değildir; biyolojik, psikolojik ve evrimsel bir gerekliliktir. Kendimizi güvende hissettiğimizde öğrenebilir, keşfedebilir, üretebilir ve sevebiliriz. Güvenli bir bağ, yalnızca çocukluk yıllarında değil, yaşamın her döneminde ruhsal gelişimin temelini oluşturur.

 

Bağ kuramı, insanın en temel ihtiyacının yalnızca hayatta kalmak değil, aynı zamanda bir başkasının zihninde ve kalbinde güvenli bir yer bulmak olduğunu söyler. Çocuk, bakım verenini "güvenli üs" olarak deneyimlediğinde dünyayı keşfetmeye cesaret eder. Yetişkinlikte de bu değişmez; sağlıklı ilişkiler bize sadece sevildiğimizi hissettirmez, aynı zamanda zor zamanlarda duygularımızı düzenleyebilmemiz için güvenli bir alan sunar.

 

Aslında beynimiz, başka beyinlerle birlikte gelişir. Bir bebeğin sakinleşmesi önce onu sakinleştiren bir yetişkin sayesinde mümkün olur. Duygularımızı düzenleme becerimiz, empati kurabilmemiz, stresle başa çıkabilmemiz ve hatta kendimizi tanıyabilmemiz bile büyük ölçüde kurduğumuz ilişkilerin içinde şekillenir. İnsan, önce birlikte düzenlenmeyi öğrenir; sonra kendini düzenleyebilir.

 

Ancak modern yaşam, bizi tarihte hiç olmadığı kadar görünmez bir kopuşun içine sürüklüyor. Teknoloji sayesinde her an birbirimize ulaşabiliyoruz; ama birbirimize gerçekten dokunabiliyor muyuz? Daha fazla iletişim kuruyoruz; fakat daha az bağ hissediyoruz. Hız, performans, üretkenlik ve sürekli meşgul olma hâli, derin ilişkiler kurabilmek için ihtiyaç duyduğumuz zamanı ve zihinsel alanı elimizden alıyor. Kalabalıklar içinde yalnızlaşan, ekranlar arasında birbirini kaybeden bir toplum hâline geliyoruz.

 

Bu kopuş yalnızca insanlar arasında yaşanmıyor. Doğayla bağımız zayıflıyor. Kendimizle bağımız kopuyor. Duygularımızı fark etmek yerine bastırmayı, hissetmek yerine oyalanmayı, anlam aramak yerine tüketmeyi öğreniyoruz. Oysa insan yalnızca başka insanlarla değil; doğayla, hayvanla, bitkiyle, değerleriyle, yaptığı işle, ürettikleriyle ve yaşamın kendisiyle kurduğu bağlar sayesinde bütünleşir.

 

Bağların zayıfladığı yerde çoğu zaman “Apati” ortaya çıkar. Apati, yalnızca ilgisizlik değildir; bazen uzun süre karşılık bulamayan duyguların sessizliğidir. Sürekli hayal kırıklığı yaşayan, anlaşılmayan ya da güvenli ilişkiler kuramayan kişi, zamanla hissetmemeyi bir korunma biçimi olarak geliştirebilir. Dışarıdan umursamaz görünen pek çok insanın içinde aslında bağ kurma umudu yorgun düşmüştür. Belki de günümüzün en büyük ruh sağlığı sorunlarından biri yalnızlık değil, kopuştur. İnsanlardan, doğadan, kendimizden ve yaşamın anlamından uzaklaşmak... Çünkü bağ yalnızca birlikte vakit geçirmek değildir; görüldüğünü, duyulduğunu, anlaşıldığını, kabul edildiğini yani var olduğunu hissedebilmektir.

 

Bağ kurmak zayıflık değildir. Aksine, psikolojik dayanıklılığın en güçlü kaynaklarından biridir. Güçlü insanlar kimseye ihtiyaç duymayanlar değil; güvenebilen, güven verebilen ve ilişkilerin iyileştirici gücüne alan açabilen insanlardır. İnsan, kurduğu bağlar kadar yaşar. Belki de kendimize sormamız gereken en önemli soru şudur: Hayatın içinde gerçekten neyle, kiminle ve en önemlisi kendimle nasıl bir bağ kuruyorum?

 

Sevgi ve saygılarımla…

 

Psikolog/Aile Danışmanı

Meltem Şahiner

İlk Nefes Psikoloji Merkezi

Ali Çetinkaya Mahallesi Muammer Aksoy Caddesi 1. Sokak No: 3 Daire:18 2. Kat

Yaşar İş Merkezi, Adliyenin Arkası, Ayvalık

Bilgi ve iletişim: 0551 003 8688


×